04 Nisan 2025 Cuma

İsrail'in Yardım Çalışanlarını Öldürmesi: ABD Hamas'ı mı Suçladı?

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK), Cezayir'in talebi üzerine toplanılarak işgal altındaki Filistin topraklarındaki son durum masaya yatırıldı. Toplantıda, İsrail'in insani yardım çalışanlarını hedef alması geniş yankı uyandırırken, ABD'nin Hamas'ı suçlaması dikkat çekti. Peki, bu kritik toplantıda hangi gelişmeler yaşandı ve tarafların pozisyonları neler oldu?

BMGK'da Gergin Anlar: İsrail'in Eylemleri Kınandı mı?

BMGK üyelerinin büyük bir çoğunluğu, İsrail'in insani yardım çalışanlarını öldürmesini şiddetle kınadı. Birçok ülke, bu tür saldırıların kabul edilemez olduğunu ve uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu vurguladı. Ancak, ABD'nin tutumu diğer ülkelerden ayrıştı. ABD, yaptığı açıklamada, "Tüm bu şiddete Hamas son verebilir" diyerek sorumluluğu Hamas'a yüklemeye çalıştı. Bu durum, BMGK içinde gerginliğe neden oldu ve farklı görüşlerin ortaya çıkmasına yol açtı.

Toplantıda Cezayir, İsrail'in Filistinlilere yönelik uyguladığı şiddetin ve ablukanın derhal sona ermesi gerektiğini vurguladı. Cezayir temsilcisi, "İnsani yardım çalışanlarının hedef alınması, uluslararası toplumun vicdanını yaralamıştır. Bu tür eylemlerin cezasız kalmaması için gerekli adımlar atılmalıdır" şeklinde konuştu. Diğer birçok ülke de benzer görüşleri dile getirerek İsrail'e baskı yapılması çağrısında bulundu.

ABD'nin Hamas Suçlaması Ne Anlama Geliyor?

ABD'nin "Tüm şiddete Hamas son verebilir" açıklaması, uluslararası arenada tartışmalara yol açtı. Birçok uzman, ABD'nin bu yaklaşımının, İsrail'in eylemlerini meşrulaştırma çabası olarak görülebileceğini belirtiyor. Hamas ise yaptığı açıklamada, ABD'nin suçlamalarını reddederek İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırılarını kınadı. Hamas temsilcisi, "İsrail'in Filistin halkına karşı işlediği suçlar ortadadır. ABD'nin bu gerçekleri görmezden gelmesi kabul edilemez" ifadelerini kullandı.

Uluslararası ilişkiler uzmanları, BMGK'daki bu son gelişmelerin, Filistin-İsrail meselesinde çözümün ne kadar zor olduğunu bir kez daha gösterdiğini vurguluyor. Taraflar arasındaki güvensizlik ve farklı çıkarlar, barış sürecinin önündeki en büyük engeller olarak görülüyor. Ayrıca, büyük güçlerin bu konudaki tutumları da çözümün yönünü belirlemede önemli bir rol oynuyor.

İsrail-Filistin çatışmasının çözümü için atılması gereken adımlar şunlardır:

  • İnsani yardımların engellenmemesi
  • Uluslararası hukuka uyulması
  • Taraflar arasında diyalog kurulması
  • Adil ve kalıcı bir barış anlaşması imzalanması

BMGK'daki bu son oturum, İsrail-Filistin meselesinin uluslararası toplumun gündeminde kalmaya devam edeceğini gösteriyor. Ancak, tarafların uzlaşmaya yanaşmaması ve büyük güçlerin farklı çıkarları, çözümün önündeki en büyük engeller olarak duruyor. İnsani yardım çalışanlarının hedef alınması gibi trajik olaylar, bu çatışmanın ne kadar acil bir şekilde çözülmesi gerektiğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

İlgili Haberler